Çok kitap okumak, iyi bir okuyucu olmak anlamına gelmiyor. Geçen gün bir TV programında kızcağızın biri çok kitap okuduğunu ifade etti. Sunucu da okumakta olduğu kitabın adını sordu. Kız ismine dikkat etmediğini söyledi! Konusunu sordu, cevap veremedi!
İki ihtimal var:
1-Kız yalan söylüyor, kitap okuma üzerinden hava atıyor.
2-Kız okuyor, ama sadece gözünü bir kelimeden diğer kelimeye kaydırmak suretiyle.
Çok kitap okuyan bir çocuktum. Bunun sebeplerinden birinin, bitmek tükenmek bilmez, paylaşılamaz çünkü anlatılamaz olan yalnızlığımı kitap okuyarak kapatmaya çalıştığım olduğunu yıllar sonra idrak edebildim. Diğer sebebi, başka dünyalara girmeyi sevmem olmalı. Tek kişiyim, yalnızca bir hayat yaşama hakkım var ve sınırsız hayal gücüm. Kitap okuyarak bu farkı kapatmaya çalışmış olabilirim. Üçüncü muhtemel bir sebep ise, engellenemez bir şekilde entelektüel bir kişilik olma arzum. :) Bir çok sebep sayılabilir. Kısacası, kitap okumayı seven bir çocuktum, hala da öyleyim.
Yıllar geçti, ben büyüdüm (ilk gençlik yılları), kitaplardan öğrendiklerim oldu, ama daha çok da öğrenebileceğimi keşfettim. Cicili bicili defterime okuduklarımdan beğendiğim cümleleri, paragrafları, sayfaları yazmaya başladım. Üşenmedim, çünkü zahmetli ama tatmin edici bir iş yapıyordum kendimce. Tabii, sürekli not almak bazen bıktırıyor, gene de seviyorum. Sonra bu işi bir derece öteye götürdüm. Bilmediğim kelimeleri not almaya başladım. Anlamlarını müsait oldukça onyüzbinmilyon ajandamın içinden özenle seçtiğim "kişisel sözlük"üme kaydettim. Hep demiyor muyuz "Türkçemiz karma, dolayısıyla zengin bir dil, ancak yanlış politikalar nedeniyle sınırlı bir kelime dağarcığımız var," diye? Değiştirmek bizim elimizde. Önce benim elimde. Kendim için ve vatan,millet,Sakarya için bir şeyler yaptığımı düşünmek beni mutlu eden unsurlardan bir tanesi.
Yıllar geçti, ben büyüdüm. Hayallerim bazen büyüdü, bazen küçüldü. Gerçekler hep küçüldü. -Bizim ve dünyamızın büyümelerinin ters orantılı olması çok tuhaf. Böyle bir hayatın içinde olduğumuz için, alıştığımız için, bunu tuhaf karşılamamamız çok normal.- Büyüdükçe bir yılda okuduğum kitap sayısı azaldı. Tabii, konu itibariyle daha ağır okunan kitaplarla haşır neşir olmamın da etkisi var, ama genelde zaman mefhumu oldu benimle cenk eden. Bununla birlikte, nispeten daha şuurlu bir okuyucu olduğumu söyleyebilirim. Notlar almak, baktığım kelimeleri görmemi sağladı. Yine de, yolum uzun. Yol hep uzun.
19 Şubat 2010 Cuma
Kitap Okumak Hakkında
Anahtar kelİmeler:
kitap okumak,
not almak,
yalnızlık
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
Ben 1. seçenek diyorum çünkü çok gördük okumayıp ama okurmuş gibi yapan. Hatta daha da kötüsü şu: "aaa bak elindeki kitaba entel kız hee!!" dedirtmek için kitabın ne olduğundan haberi olmamasına rağmen aksesuar olarak taşıyanlarda var. Trajikomik derler galiba !?
Hatırlarsın, bir dizide geçmişti biz çocukken (Çarli İş Başında):
Kadın kitapçıya giriyor. Mor kapaklı iki kitap seçiyor. "Hangisi daha iyi?" diye soruyor kitapçıya. Kitapçı da ciddi ciddi konularını açıklamaya başlıyor. Kadın kitapçının sözünü keserek, "Hayır, bunu kastetmedim. Hangi kitap mantoma daha çok uyuyor?" diye soruyor.
Bak sorsan hatırlayamazdım ama anlatınca anımsadım :) Ne diziydi ya o zamanlar için. Ah eski günler!!! :P
Yorum Gönder