3 Şubat 2010 Çarşamba

Bir Dönüm Noktası Hikayesi?

Hayatta zor kararlar almak durumunda kalıyoruz. Bu süreçte sadece duygularımıza kulak vermek eksiklikleri yüzümüze vurduğu için düşünceler hiyerarşik sistemde üst sıraya çıkıyor. Bazen bu da yetmiyor, tamamen takip etmek zorunda kalıyoruz. Akıntıya kapılıp gidiyoruz, uğrayacağımız sahilleri bilemeden. Bilinmezlik insanı deli eden.

Herkes yanında olamıyor, yanında olanlar uzakta kalabiliyor. Sen bile muktedir değilken yanında olmaya kendinin, başkasının bunu başarmasını nasıl beklersin?

"Tek bir çıkar yol var sanki: Davranmak kendin değilmiş gibi. Bunun için çok çaba sarfetmeye de gerek yok, çünkü kim %100 kendisi olmayı becerebilmiş ki? Oranlarla biraz oynamak yeter belki." diye teselli edersin kendini. Ne kadar rahat kullanıyoruz "kendi" kelimesini!

Yegane istek şu olsa gerek: Madem ki kritik kararlar eksik değil hiç hayatta, bu durumda, biz kullanabilelim tüm dehamızı da, olsun tüm şu tsunamiler birer küçük dalga!


Hiç yorum yok: