tatlı krizine girdiğimde evde hiç çikolata bulamamayı,
sözlük'te zamanın ötesine gitme ihtimalini,
dilimin ucundaki kelimeyi bir türlü söyleyememeyi,
kitaplarımı sığdıracak yer bulamamayı,
sakızımın yapışmayacağı bir yüzey aramayı,
kalemimin ucunun bitmesini,
silgimin toz çıkarmasını,
yere düşen şeyin hep ulaşılması güç olan yerlere düşmesini,
yanıma şemsiye almadığım zaman yağmur yağmasını,
istediğim kadar okuyacak vakti bir türlü bulamamayı,
...
ve daha zibilyon tane zırvayı.
Ama ciddi şeyleri,
yaralayan şeyleri,
hayatı değiştiren şeyleri,
hani "delip de geçen" diye tabir edilenleri
istemiyorum hiç
dert etmeyi.
4 yorum:
bazen kitapları sığdıracak yer bulamamayı ciddi şeyler gibi dert etmez miyiz...sonra bi şeyler delip geçer...dönüp bakarız da...gerçekten terazide aynı ağırlıktamıymış...değildirler..
artık dert etmeyiz zaten...neyi dert etmemiz gerek neyi etmemiz...bunu da kestirmek zor değil mi...dert etsen bi türlü...etmesen bi türlü...her türlü dert...
söz konusu şu ki:
iyi ki kale-min var...'m' yi sakladım merak etme...(:
sen hep yaz...dolsun taşsın buralar...
lütfen bir kimlik bırakınız dersen:
-L.
sevgimle!..
sevgili "suskun ve dertli" insan,
dost kişisi,
Öncelikle, en sonunda yorum yaparak beni sürpriz bir mutluluk sosuna batırıp çıkardığın için teşekkür ederim. Darısı diğer kişiliklerin başına! :)
Gelelim dert ve tasa kabilinden konularda sözcük dizimi yapmaya: Hayat sadece "nefes al, nefes ver" sırasını bozmamak anlamına gelmiyor. Belki öyle olsaydı daha kolay olurdu. Ama değil. Bir yandan nefes alıp vermeyi unutmamak, diğer yandan da başka işlerle uğraşmak durumundayız. Uğraşacak ciddi konular olmayınca basit konuları ciddi hale getirmekte mahir olan insanoğlundan başka bir varlık tanımıyorum. Nedir bu dert etmeye düşkünlük anlamıyorum. Ama madem ki bununla yaşıyoruz, bari kabul edelim de işimiz kolaylaşsın diyor, bu konuda saçmalamayı başka bir yazıma saklama ihtimalini göz önünde bulunduruyorum.
Son olarak, paylaşmak, yorum yapmak acayip güzel bi' şey! Kendinizi süper über bir insan addediyorsunuz bir kere. Hem de sıfır kuruşa. Herkese tavsiye ederim.
Ben artık hiç bir şeyi dert etmek istemiyorum. Bazen en basit şeyleri dert etmek bile o kadar yoruyor ki en iyisi hiç bir şeyi takmamak ama yine de yeni aldığım silginin aynı marka olmasına rağmen niye eskisi gibi iyi olmadığını dert etmekten kendimi alamıyorum. Marka adı versem ve kötülesem de içimi rahatlatsam reklama girer mi? ;)
Faber-Castell mi yoksa? :)
Geçen gün bir sürü kumaş aldım dikmek için. Ama dönem sonuna kadar yetiştirebilmem için insanüstü bir gayret sarfetmem gerekiyor. Bunu dert ediyorum bu sıralar. Ama ben bunu dert etmekten mutluyum. Çünkü bunu dert etmem, şimdilik dert edecek başka konularım olmadığını gösteriyor. Çok şükür!..
Yorum Gönder