Okul öncesi/ilkokul dönemimde eski bir atlasım vardı aile büyüklerinden kalan. 70’li yıllarda basılmıştı ve içinde minik bir böcek ölüsü vardı, çok iyi hatırlıyorum. Ben çocuk beynimin fantastik algısıyla atlastaki haritaları, bayrakları inceler dururdum. Tüm o renk ve şekil cümbüşü beni hayal dünyamın derinlerine iteklerdi. Şimdilerde ise odamda asılı olan dünya haritasına bir bakış atmam, benim haritada bir nokta bile olamayan konumumdan soyutlanmama yetiyor.
Hiç görmediğim yerlerde, hiç tanışmadığım ve belki de hiç tanışamayacağım insanların bulunduğunu, onların da sevinçleri ve üzüntüleri, farklı inanış ve adetleri, düşünce sistemleri, yaşam koşulları olduğunu bilmek –ve bazen de bilememek- karşılaştığım engellerde bireysel değil de evrensel düşünmem gerektiğini fark ettiriyor bana.
Bizim kendi sınırlarımız içinde tabu olarak değerlendirdiğimiz, ön yargılı yaklaşımımızdan dolayı konuşarak tartışamadığımız ya da böyle bir yöntemin var olduğunu aklımıza bile getiremediğimiz konular dünyanın başka yerindeki her hangi bir insan için sıradan ve doğal olarak tanımlanabiliyor. Biz ise aynı yerlerde dönüp dolaşıyor, belirli kavramlara takılıp kalıyor, aslında bir neticeye varamadığımızın farkında olmaksızın kısır düşüncelerimizin bizleri getirdiği son noktayı başarı diye isimlendirebiliyoruz.
Kendi dairemizin rahatsız edici olduğunu söylemiyorum. Kendi anlayışlarımızı hiçe saymıyorum. Ama tek bir düşünceye saplanıp kalmanın gelişmenin önündeki en büyük engel olduğunu bariz bir şekilde hissedebiliyorum. Kendi anlayışımızı başka anlayış baharatlarıyla harmanlayarak daha itidalli, daha kapsamlı ve hem kendimizle, hem de kendimiz dışındaki her şeyle daha barışçıl fikirleri ortaya koyabilmenin bizleri daha kaliteli birer birey haline getireceğine, daha kaliteli nesiller yetiştirmemizin önünü açacağına ve bu suretle daha dengeli bir ortamda nefes alacağımıza yürekten inanıyorum.
13 yorum:
Ne zamandır yeni bir yazı girmenizi bekliyordum sevgili KALE-M SAHİBİ :) Umarım bu sefer arayı fazla uzatmazsınız.
Kısır bir döngüye hapsolduğumuzu düşündüğümüz anlarda, kocaman dünyada yaşayan milyarlarca insandan biri olduğumuzu ve hayatlarımızı okuyarak, izleyerek, düşünerek renklendirebileceğimizi hatırlamak iyi gelmiştir bana, bu yüzden yazınızda iyi geldi! Kalemine sağlık :)
Teşekkür ederim.
Nihayet bir yazı yazabildiğim için mutlu oldum ben de. :)
"Ne desem de kalem sahibini bakir düşüncelere sevk etsem; yeni ufuklar açamasam bile, mevcut olup da kendisine malum olmayan şeyler gösterebilsem?" diye düşünüp benliğimi zamansız bunalımlara gark etmektense, ki burada durup 'Ben kimim ki?!' sorusuyla nida etmeliyim kendime, yazıyı okur okumaz bir şeyler çiziktireyim istedim. Dünyan'ın haritası, yerimizi ve yolumuzu bulmada işe yarayacak. Tebrik ve teşekkür ederim bu güzelim yazı için! :)
Sen Z'sin ve ben de senin yorumlarını zevkle okuyan ve Z'nin bir gün daha çok fikir paylaşmasını ümit eden Kale-m Sahibi'yim.
Yazılacak cümleler daha çok olsa da kaleme dökülünce eskisi kadar anlamlı gelmedi. O yüzden bu yazı harita meselesinin sadece girişi sayılır.
Teşekkür ederim. Çok çok çok... Aynı ümidi ben de besliyorum. Ne kadar yakın bilemesem de yaklaşmakta olduğunu hissettiğim bir vakitte bu ümidin gerçek olacağını zannediyorum.
Kale-m Sahibi, yazdığın yazının, meseleye giriş niteliğinde olduğunu anlayacak kadar tanıyorum seni. Adeta dalgıç kıyafetini kuşanıp derinlere dalıp dalıp çıkmışsın. Belki bir gün okyanusta daha uzun süre kalırsın.
Seni bir dalgıç olarak okyanusun derinliklerinde hayal ederken pek keyiflendim. Mercanlarla yan yana, zafer işareti yaparak objektifime poz verdin. O esnada ne dediğini burada söylemeyeceğim. Fotoğrafı hafızama kaydettim. Görebilmeni isterdim! :)
Ne söylediğimi gerçekten merak ettim. İnşallah bir gün duymak istiyorum senden. Evet, zamanı gelince okyanusta daha uzun süre kalabilmek istiyorum. Bakarsın bir gün seninle birlikte oralarda selca çekeriz. :)
İnşaallah selca çekeriz! O günleri görürsem çok mutlu olurum. :)
Döktürmüşsün, maşallah yine. Uzun zamandır blog okuyamıyordum. Şimdi başladım bende okumaya...
Yazmaya da başla lütfen! :)
Merak etme başladım yazmaya akşama yayınlayacağım inşallah :)
Öncelikle her zaman ki gibi harika bir yazı tebrik ederim :)
Bunu yapabilmeği başarırsın ve fikirlerini döktürürsün ama sonra etrafına bakıp öylece kalakalırsın.Çünkü etrafındakiler sana bakıyordur önyargılı ve bu da nerden gelmiş uzaydan mı dercesine. Tam olarak başarabilmek için etrafındakilerin de bunu anlayabilmesi lazımdır ama henüz seni anlayamamışken böyle bir şeyi anlayabilmelerini bekle(ye)mezsin..
Teşekkür ederim ergenus, bloguma yorumunla hoşgeldin :)
Tam olarak başarabilmek için istikrara lüzum var bana göre, ısrarla yapılan her eylemin bir gün -ister istemez- kabul edileceğine inanıyorum.
Hoş buldum sefa geldim :)
Evet doğru noktaya değindin fakat insanlar genelde kendilerine bakmak ve ilerlemek yerine ''bu kız da böyle işte olduğu gibi kabullenelim'' demekle kalıyorlar. En azından benim çevrem böyle..
Yorum Gönder