Bazen soruyorum kendime: Neden film ve dizi izlemek hoşumuza gidiyor? Verdiğim cevap ne kadar acınası hayatlar yaşadığımızın kanıtı oluyor: Çünkü kamera arkasında ne olduğunu bilmiyoruz. O bayıla bayıla, tekrar tekrar izlediğimiz sahnelerin kamera arkası görüntülerini izleme şansınız oldu mu hiç? Benim oldu. Artık o sahneler favori sahnelerim değil. Çünkü hatalar gördüm, dublörler gördüm. Mükemmele ulaşmak için kaç hamle yapıldığını gördüm. Gördüm ve düşündüm...
Gerçek hayatta "Hadi, tekrar çekiyoruz." seçeneğinin olmadığını düşündüm. Hata yapıldığında o kadar da töleranslı olmadığımızı, kahkalar atamadığımızı, hatanın unutulmadığını, uzun zaman geçse de insanın yüzüne çarpılması ihtimalinin %50'yi geçtiğini, çarpılmasa da vakaya şahit olanların mesafeli duracaklarını düşündüm. Düşündüm ve anladım...
Ne kadar bir film kahramanı olmak istesek de olamayacağımızı, acı ve sevinçlerimizi dibine kadar yaşayamayacağımızı, çünkü yaşarsak etrafımızda tuhaf karşılanacağını, orta halli yaşayıp orta halli ölmenin en orta yol olduğunu, orta yolun şimdiye kadar keşfedilmiş en iyi yol olduğunu anladım. Anladım ama henüz uygulamadım. Çünkü hayat denilen senaryonun kapsamlı, katmanlı ve tahmin edilemeyen bir yapısı olduğunu farkettim. Farkettiklerimi yazdım.
Neden mi yazdım?
Başlığa bakın.
2 yorum:
öyle şahane anlatmışsın ki...
yok bi tekrarı işte.
yaz dostum!
sevgimle,
h.
Hani heyecanlı bir ses tonuyla cuk oturan bir espri yaparsın ve bir kaç saniye sonra anlaşılır. Hatta bir de esprinin analizini yaparsınız. Tekrar tekrar gülünür. Tadı çoktan kaçmıştır. Prova yapılsa ve herkes cümlen bittiği anda gülse... Her iki halükarda da esprin tam vaktinde hak ettiği ilgiyi hak ettiği şekilde görmemiştir. Hayat da öyle. Hiç bir şekilde tatmin edici değil. Aslında tatmin edici olmayan hayat değil, sensin, benim ve onlarlar.
Hangi açıdan bakarsan öyle işte.
Yorum Gönder