Kabir taşları "Tutunma bu kadar sıkı hayata, onun yapısı kaygandır, bırakıverir en ummadığın anda, düşersin" diye fısıldıyor kulağına. Nasıl duymazdan gelirsin, böylesine içten ise bu seda?
Zamanla beyhude yarışmaktan programlarımıza pek dahil etmiyoruz, ama aslında haftada bir gün, olmadı ayda bir gün kabir ziyaretleri yapmak lazım. Yaşamaya çok alışıyoruz, ölmeyi hiç yakıştıramıyoruz. "Onlar"ın da çoğu yakıştıramıyordu. Bu, gerçeği değiştirmedi. Ölü Ozanlar Derneği'nden sıkça alıntı yaptığım bir cümle vardır: "Gerçekler, ayağınızın altında buz kestiği yorgana benzer." Ne kadar üstünü örtmeye çalışırsak çalışalım, meğer ki işe yaramıyor, bari kabullenelim.
3 yorum:
Bu konuda benim bir derdim var o yüzden çok üzüldüm yazını okurken. Biz kaybettiklerimizi hep memleketimize gömüyoruz ama maalesef gidemiyoruz daha sonraları ve dolayısıyla kabir ziyareti yapamıyoruz bu beni onlara her dua ettiğimde rahatsız ediyor! Bende huzur bulurum mezarlıklarda ilginç gelse de kimisine bence olması gereken bu diye düşünüyorum, orası bize çok şey öğretebilir, eğer anlamak istiyorsan tabi!
Bu arada bu blog benim içimi döktüğüm bir alana döndü yaa :))
İyi bir şey mi bu şimdi bilemedim! Malum herkese de açık artık :))
Dök içini anacım! Kimse uğramıyor zaten. :) Uğrasa ne olacak? Devlet sırrı değil ya! Boşveerrr..Düşüne düşüne hiçbir şey yapamaz olduk!
Yorum Gönder