Sahnede iken stres altındasınızdır. Sadece kendinizi düşünürsünüz, çünkü başkalarını düşünürseniz kontrolünüzü kaybedip üst üste hatalar yapmaya başlarsınız. Kendinizi zavallı hissedersiniz, öyle olmasanız da.
Sahnede iken herkesin gözü sizin üstünüzdedir. Mazeret kabul edilmez. Hastaymışsınız, kimin umurunda? Acı çekiyorsunuz, kızılcık şerbeti yalanı var ya. Yeri gelir, kendi kişiliğiniz otokontrolünüzü zorlar. Siz iradenizi yollarsınız onunla kavgaya. İçiniz yana yana.
Sahnede iken ortaya iyi kötü bir şey koyan cesaretli kişilik de sizsiniz, bu cesarete sahip olmayanlar tarafından acımasızca eleştirilen de.
...ve perde kapanır, herkes sizi hep tanır.
Herkesi, her şeyi unutanlar, neden sizi unutmazlar?
Seyirci koltuğu konforludur. Sahnenin hakimi sizsinizdir. Her detay olduğu gibi görünür, tarafınızdan olması gerektiği gibi yorumlanır.
Seyirci koltuğu geniştir. Lakin alan bakımından değil. Uzun uzun analizler yapılabilir sahne ve sahnedekiler hakkında. Düşünürken hata yapmanız pek mühim değildir. Çünkü tek vazifeniz sadece oturmaktır.
Seyirci koltuğu karanlıktır. Gizemlidir. Öksürün, aksırın, tıksırın. Gülün, hatta kahkaha atın ya da ağlayın. En fazla birkaç kişi sizin bulunduğunuz yere dönecektir ve çoğu sizi göremeyecektir. Görenlerinse hafızasında uzun süreli yer işgal etmeyeceğiniz bellidir.
Seyirci koltuğunda tüm pasif katılımınıza rağmen sonsuz ukalalık hakkınız vardır.
...ve perde kapanır, herkes sizi hiç sanır.
Her ne kadar trajik görünse de uzaktan, iyidir aslında görünmemek kalabalıktan.
Tüm bu sebeplerden ötürü ben, seyirci koltuğunu sahneye tercih ederim gelirse elimden.
2 yorum:
...
oyunun ne olduğu önemli değil midir sahneyi ya da seyirci koltuğunu seçmemize sebep....'gelirse elimizden'...gelir mi ki elimizden?
...
...gelir mi ki!
Bazen geliyor, bazen gelmiyor?
Yorum Gönder