Şu anda, albayım, gecenin bir yarısı. Deniz kıyısında kumların üzerine serdiğim gazetelerin üzerinde oturuyorum. Kulağımda kulaklık, elimde dolmakalem; diğer elimle not defterimi sabitlemişim. Çok sevdiğim yeşil bağcıklı kot ayakkabılarım, arka plandaki dalga sesleri, gözlerimi dinlendirmek için başımı biraz kaldırdığımda gördüğüm dansçı deniz... ve ben, albayım, hissetmek istediğim duyguların yüzeyselliğinde takılıp kalıyorum. Ne yapabilirim, nasıl başarabilirim? Ben bu hisleri hiç ama hiç düşünmeden nasıl yaşayabilirim? Fotoğrafını çekip kalbimin kırkıncı odasındaki sandığa kilitlemek istediğim ânların en mükemmel zaviyesini nasıl yakalayabilirim? Kaçırıyorum albayım. Yaşanamamış yaşanmışlıklarla dolu bir ömür sürüyorum.
25 Mayıs 2016 Çarşamba
Ânı Yakalamak?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)