29 Ekim 2013 Salı

Tuvalet Kağıdına Nasıl Geçtim?

İşbu serlevha Çok-Kıymetli-Okuyucularım’ın bir miktar hayretlerine vesile olsa da kendilerine tavsiyem metanetlerini muhafaza edip bu yazının teşekkül vetiresini sabır ile okumalarıdır.

Şahsım kendimi bildiğimden takribi 2-3 sene sonra sinüzite yakalanmış ve dahi alerjik nezle ile mücadele eden bir kişilik olduğumdan mütevellit geçen yıllar içerisinde içinde bulunduğum vaziyete karşı muhtelif tedbirler almak mecburiyetinde kalmış bir kimseyim. Cebi olmayan entari almazdım mesela. Zira “selpak”ımı toplumun nazarından muhafaza edecek bir kalkana ihtiyacım var idi. Selpak demiş iken, bunu kağıt mendil olarak tahayyül eden Çok-Kıymetli-Okuyucularım, ne yazık ki aldanıyorsunuz. Ben sadece Selpak markalı mendil  kullanan bir insan idim. Piyasada 4 katlı olan başka kağıt mendile rast gelmişliğim hala mevzu-u bahis değildir. Hatta ağır gribe müptela olduğum ilk günlerde mentollü, daha sonrasında burundaki tahrişi asgariye indirmek niyeti ile –nihayet malum markanın çıkarmayı akıl ettiği- E vitaminli mahsulünü kullanmayı hayattaki en mühim mesuliyetlerimden biri saymış vaziyette idim. Nihayetinde “benim bedenim, benim kararım,” idi. Evime teşrif eden ihvanlarımdan biri benim kütüphaneme istif ettiğim pek çok sayıda Selpak paketine nazar ettiğinde peyda olan hayretini gizleyememiş idi. İlerleyen yıllarda aynı Selpakı defaatle kullanmak yerine tabibimin tavsiyesine tabi olarak tek kullanımlık çek-sil mendilleri de kullanmışlığım vardır. Cemiyetin mühim bir kısmı böyle vaziyetlerde tuvalet kağıdını tercih eder iken benim bu inadım nereden geliyor idi? Bu ehemmiyetli mevzuyu bir sonraki paragrafta tahlil edeceğim.

Küçüklüğümden beri ilk evlat olma ve dahi yakın akrabalarımın da en kıymetlisi olma sıfatlarını dahilimde taşıdığımdan kelli olsa gerek bir miktar prenses sendromu yaşamış olduğumu hayatımın daha sonraki safhalarında idrak ettim. Bu hal benim her tavrıma ve kararıma aksetmiş idi. Bu sebepten ötürü “tuvalet kağıdının en kalitelisi helada kullanılır, mendilin en kalitelisi burunda kullanılır,” gibi katı fikirler içerisinde idim. Burnum için peçete dahi kullanmayı tercih etmez idim. Bu katı tutumum için tek bir istisnaya maruz kaldım ki, o da şöyle vaki olmuştur: Çocukluğumun sonbaharında ebeveynlerimin şehir dışına sefer etmek mecburiyetinde olduğu birkaç gün halamların evinde misafirlikte kalmış idim. Ağır bir gribe maruz kalıp, üzerine evde depo ettiğim Selpaklarımdan yoksun kalışım sebebi ile, fakr-u zaruret içerisinde tuvalet kağıdına teveccüh eylemiş idim. Gayet de memnun kalmama rağmen bilmem neden daha sonraki grip tecrübelerimde bu çareyi tercih etmemiş, eski burjuva hallerime geri dönmüş idim. Tuvalet kağıdına nasıl geçtim? Bu alaka uyandıran bahsi bir sonraki paragrafta ele alacağım.

Vakt-i zamanında teyzemin kerimesi bize birkaç dakikalığına uğradığında ağır grip geçirmekte idi. Çantasından bir adet tuvalet kağıdı rulosu çıkarıp kullandığında bir miktar hayret etmekle beraber cesaretini takdire şayan addetmiş idim. Bir dahaki sefere gribe müptela olduğumda evdeki Selpaklar bitmek üzere idi, peçeteye burnumu tahriş edeceği gerekçesi ile rağbet etmiyor idim. Geriye bir tek çare kalmış idi ki, o da malumunuz üzere banyoda duran tuvalet kağıdı rulolarından biri idi. Aman ne rahatlıkmış meğer! Neden bunca vakittir bu dermana mesafe bırakmış, bunca derdi yük edip hayatıma devam eylemişim? Neyse ki, neredeyse çeyrek asırdır sahip olduğum ömrümde bu meseleyi halletmiş bulunmam tabiatimle iftihar etme vesilelerinden biridir.

Ayrıntıları tasvire lüzum görmeyip hayat hikayemin bu kısmına burada mim koyacağım. Ancak şunu ifade etmek isterim ki, artık ben de burun silmek için tuvalet kağıdı kullanıyorum ve bundan mahçup olmuyorum! Yaşasın Tuvalet Kağıdı! Yaşasın Dış Mihrakların “Ne der?”ine Aldırış Etmeyip Burun Silme İfadesinin Hürriyetini Muhafaza Eden Bir Avuç İnsan!